“the only people for me are the mad ones, the ones who are mad to live, mad to talk, mad to be saved, desirous of everything at the same time, the ones who never yawn or say a commonplace thing, but burn, burn, burn like fabulous yellow roman candles exploding like spiders across the stars.”


Temmuz 19, 2016

kabus

şu sıralar yalnız, tam anlamıyla tek başına yaşamamdan kaynaklanan bir takım problemlerden ötürü birbirinden bağımsız gerçekleşen depresyonları aynı anda yaşıyorum. galiba bu sık sık kabus görmeme neden oluyor. dün uyku düzenimi yeniden kazanmak amacı ile akşama kadar uykusuzluğa direndim. sabah ise tam istediğim gibi gün doğarken uyandım. gün doğarken uyanmak, […]
Ocak 14, 2016

hayatta en çok utandığım an

O zaman tam 18 yaşındaydım. Tam 18. 18 ‘erde değil. Yaşın kaç diye soranlara “reşit” diyerek iddialı cevaplar veren bir tipim. Ergenlik ciğerlerime işlemiş. Ve Antalya’da bir tatil kasabasında çalışıyorum. Alanya – Manavgat arasındaki yol kenarında lüks ve büyük bir otel. Aqua otel. Aqua otel demek havuzu fıskiyesi böyle ne […]
Kasım 26, 2015

Vivaldi – Winter

Çok sevmem müzik dinlemeyi ama insanın ihtiyacı işte. Bazen aç kalıyorsun. Öyle bir müzik dinleme alışkanlığım var ki, hem aynı şarkıyı aylarca tekrar tekrar dinlemesini sevenlerdenim hem de “aha işte bu şarkı benim” diyemediğim müziği dinleyemem. Sevmediğim müzik bana azap verir. Zihnimin bütün vahşi kedileri beynimi tırmalamaya başlar. Dayanamam, tahammül […]
Kasım 12, 2015

Anı

O zamanlar ilkokula gidiyorum. 90’ların sonları gibi bizim yaşadığımız  köy kültüründe ‘ateşe uzun süre bakma, içinden şeytan çıkar’ öğretisi vardı. Buna bende inandım. Bir ahali bu hususa dikkat ederek yaşıyorduk. Birde köyler de çöp konteynırları yok. Herkes çöplerini el arabası veyahut traktöre bağladıkları römorklarla belirli boş arazilere yığıyorlar. Fakir insanlarız, […]